FM Logo Maç Merkezi FM Teklif
, Pazar 11:58 | | |
English | İletişim | ara  

Schuster mahalle futbolu oynatıyor

- Haber

   
Paylaş :
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi 2. tur ilk maçında Ukrayna'nın Dinamo Kiev takımına 4-1 yenilerek, tur şansını Kaf Dağı'nın ardına bıraktı. Hafta içinde İbrahim Üzülmez şokuyla sarsılan Beşiktaş, dün de Fiyapı İnönü Stadı'ndaki hezimet ile kahroldu.

27'de Vukojevic, Dinamo Kiev'i öne geçirdi. 37'de Quaresma skoru eşitledi. 50'de Shevchenko durumu 2-1 yaptı. 56'da Yussuf farkı getirdi. 90'da penaltıdan Gusiev ümitlerimizi bitirdi: 4-1. 90+3'te Quaresma 2. sarıdan kırmızı kart gördü. Bu maçın rövanşı 24 Şubat'ta Kiev'de oynanacak.

AHMET ÇAKAR: Schuster'in maskesi (SABAH)

Beşiktaş da hedefler bir bir bitiyor. Önce ligden koptular, dün gece de Avrupa'ya veda ettiler. Beşiktaş'ın sözde teknik direktörü Bernd Schuster, aslında kartondan bir hoca olduğunu dün gece net bir biçimde ortaya koydu. Hem de Beşiktaş'ı adeta sabote edercesine hatalar yaptı. Niye mi?

Peki Schuster ne yaptı? Haftalardır yüzüne bakmadığı Bobo ile başladı. Üstelik Almeida Beşiktaş'ın UEFA listesine yazdığı yegane isimdi.

Ya Ferrari? Haftalardır yoktu ama o da oynadı. Ve asıl büyük probleme bakalım. Beşiktaş sezon başından beri birbirine benzer goller yemeye devam ediyor. Dün yediği tüm goller defans hatası. İnanılmaz markaj yanlışları yapan Beşiktaş kolay ve çok komik goller yedi.

Aylardır bu takımın başında olan Schuster, yenilen gollere ve verilen pozisyonlara niye önlem alamadı? Bu kimin görevi?
#Sayfa#

Ama Schuster Efendi, Beşiktaş'a mahalle futbolu oynatmaya devam ediyor. Buradan Beşiktaş yönetimine çok açık sesleniyorum: Böylesine iyi bir takım kurdunuz ama Schuster'e her yönden teslim oldunuz.

Schuster çeker gider, üstelik tazminatını da alır ama siz ilerleyen aylarda çok pişman olursunuz, bizden söylemesi. UEFA, Beşiktaş'a jest yapmış, bir Portekizliyi hakem olarak yollamış ama hakemlikle alakası yok. Maç boyunca Quaresma'ya sistemli faul yaptılar ama hakem sadece düdük çaldı. Sonunda da Quaresma dayanamadı, oyundan atıldı. Ne tuhaf değil mi? Quaresma'ya sürekli faul yapanlara kart yok ama Quaresma'ya çıkan kırmızı kart...

MURAT ÖZBOSTAN: Tur gitti "Üzülmez" mi insan (SABAH)

Her rüyanın bir sonu vardır. Bazen de bir kabusa uyanırsın... Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören ve yönetimi hep aynı şeyi diyordu: "Biz rüya takımız". Rüya bitti dün gece.. Gerçekler var artık gerçekler!. Beşiktaş, Avrupa defterini kapadı gibi.. Zaten bu sayfa da biterse sana bir Türkiye Kupası kalır. Rüyadan önce kriz takımı oldu Beşiktaş, ayağına sıktı devamlı kurşunu son zamanlarda. Rüya takımın kaptanı, arkadaşına vurdu, kapıya kondu. Başkan ile İbrahim Üzülmez, duygusal bir açılım yaptı toplantıda. İbrahim Toraman'ın morali bozuldu kulübede oturdu. Kapıya konmayı bekleyen Ferrari bir kurtarıcı gibi sahadaydı. Devre arasında 3 futbolcu transfer edildi. Biri ancak listeye girdi. Almeida seçildi. Almeida nerede, kulübede! 9 yabancı var sahada futbola da yabancı 9 isim.. Ne varsa bizimkilerde var diyeceğiz ama nerde! Azınlıktalar! Genç İsmail hata üstüne hata yaptı. Taşımayadı Üzülmez'in formasını.. Bir gün önce 'Kaptan olmayı istiyorum' diyen Quaresma, önce iyi bir profesyonel olmayı denesin.. Ve Schuster... Her şeyi yanlıştı. Nereden tutsanız elinizde kaldı Beşiktaş dün gece..
#Sayfa#

Hakan topu kornere çelmeyi başardı. İkinci yarıya Ukrayna ekibi hızlı başladı. 51'de Shevchenko yılan gibi sızdı, Beşiktaş savunması uyudu. Direk dibinde Hakan ve İsmail önlerinden geçen topu çıkartamadı ve top ağlara gitti: 1-2. . 58'de Yussuf farkı üç yaptı, umutlarımızı bitirdi: 1-3. 90'da Hakan Arıkan, Gusev'i düşürdü. Penaltı için topun başına gelen Gusev skoru ilan etti: 4-1. Bütün hafta yaşananlardan sonra insanın şunu diyesi geliyordu: "Tur gitti 'üzülmez' mi insan?" Özellikle de suyu ısınan Schuster.. Tribünler ilk defa bağırıyordu çünkü: "Schuster istifa".

METİN TEKİN: Eleştiri sırası onda (SABAH)

Beşiktaş için Avrupa Ligi başka bir kulvar başka bir heyecandı. Ligde gittikçe uzaklaşılan hedeften sonra başarmak için tek yer Avrupa Ligi'ydi. Beşiktaş oyuna ligde alıştığımız önde basan tempo yapan bir oyun anlayışıyla başlamadı. Topa sahip olup daha kontrollü oynama düşüncesindeydi. Dinamo Kiev de rakibi kendi yarı sahasında karşılayan, topun arkasına geçmiş, savunmayı kendi sahasında başlayan oyun yapısındaydı. Burada Beşiktaş'tan istenen ve beklenen becerili ve yaratıcı oyuncularıyla ya birebirlerde üstünlük sağlamak ya da kanatlardan savunmanın arkasına geçip etkili olabilmesiydi.

Mağlubiyete direnen ve etkili olmaya çalışan Quaresma idi o da gitti saçmasapan bir kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Eğer "Üst düzey futbolcuyum" diyorsanız, bu herkes için geçerli; stresle başa çıkmayı bilmelisiniz. Artık Beşiktaş'ın rövanşta da Kiev'de de işi çok zor, imkansız gibi... Beşiktaş'ın yediği gollere baktığımızda; duran toplarda ilk topa vuran siz olmalısınız futbolda.Onsekiz içinde ikinci olmak, sonuncu olmak demektir ve sonucunda da böyle goller yemek demektir.

Evet, bugüne kadar Beşiktaş'ın oyununun savunma yönünü eleştirmiştik. Ama artık oyunu değil, oynat(amay)anı eleştirmenin zamanı geldi.
Yani Schuster'i...
#Sayfa#

FATİH DOĞAN: Beşiktaş'ı yakıyor (SABAH)

Lucescu, Şampiyonlar Ligi'nde deplasmanda 3-2'lik zaferle Roma'yı yakmış... Bernd Schuster, Dublin yolunda Dinamo Kiev karşısında İstanbul'da Beşiktaş'ı yakıyor! Tribünde taraftar kan ağlayarak Avrupa hayallerinin yavaş yavaş tükendiğini izlerken Alman hoca da seyirci gibi bu kötü tabloyu seyrediyor. Taraftar dün bu acıya dayanamadı, sabrı taştı, ilk kez istifa sesleri yükseldi. Yönetim ise F.Bahçe maçı var ya yine sabır çekiyor. Dinamo Kiev'in Vukojeviç, Eremenko ve Shevchenko hattı bir takım orta sahasının nasıl olması gerektiğini gösterdi.

Quaresma'nın cansiperane tek başına çırpınışları beni şaşırtmadı. Kırmızı kartı da.. Beşiktaş'ta sıkıntı net. Herkes Üzülmez- Toroman olayında olduğu gibi hep tepkilere ve bireysel hatalara odaklanıyor. Geneli bakan yok ve eksiklik burada... Sezon başından bu yana görülen asıl sorun takımdaki başıboşluk. Takımda ne teknik direktör sevgisi var, ne de ilgisi. Futbolcular üzerinde bir otoritesini de görmedik. Schuster'in sorun çözmek gibi hamlesi de yok kaygısı da..

Olsaydı 10 dakika iyi oynamadı diye Fatih Tekke'nin üzerine yürüyüp göndermezdi. O yüzden Üzülmez-Toraman gerginliğini soyunma odasında kenara çekilip izlemezdi. Toraman ettiği küfrün nereye gideceğini hesaplamıştır, ya da hesaplamamıştır. Ya da Üzülmez bağırıp çağırmasına bile kafasını çevirip bakmayan ilgisiz muhatabına attığı yumrukların nereye gideceğini düşünmemiş olabilir. Bu ikisinin de kendi vicdanlarında vereceği şeyler. Sorun takımdaki herkesin kırmızı kart görmek dahil, her taşkınlığa cesaret ediyor olması. Hastalığın adı, sevgisizlik ve otoritesizliktir.
#Sayfa#

TURGAY DEMİR: Sahadaki heykeller! (FOTOMAÇ)

Dinamo Kiev çok özel bir takım değil. Shevchenko ile Milevskiy'i önde bırakıp geriye yaslanarak rakibin hata yapmasını bekliyorlar. Yakaladıkları anda da affetmiyorlar.

Böyle takımlara karşı erken gol bulmak zorundasınız. Beşiktaş'ın şanssızlığı ilk golü yemiş olması ki o golde Hakan'ın da İsmail'in de büyük hataları var. Tıpkı ikincisinde olduğu gibi.

Günümüz futbolunun birinci maddesi sahadaki on futbolcunun sürekli hareket halinde olması.
Barcelona'nın yazdığı kitabın ilk sayfasında böyle yazıyor! Beşiktaşlı futbolcuların en büyük sıkıntıları da bu. Hepsi ayağına top bekliyor. Biri gelip takımı kurtaracak ama kim? Her biri ayrı bir beklenti içinde.
Sanki maçı kurtaracak olan onlar değil de başkası. Takımın neredeyse tamamı hareketsiz olunca Guti de auta çıkıyor. Önündeki pas alternatifleri azalan İspanyol, zorunlu olarak ya geriye oynuyor ya da etkisiz paslaşmalar yapmak durumunda kalıyor. Bu şartlarda kenardan bir şey bekliyorsunuz. Teknik adam ne yapacak diye merak ediyorsunuz? Derken o da ne? Ernst çıkıyor ve kurtarıcı olarak Erhan Güven giriyor!

Pes doğrusu... Ve de yazıklar olsun. Sonuç olarak Beşiktaş belki bu kupada daha ileri gidemezdi ama böyle sıradan bir takıma da elenmemeliydi. Diyeceksiniz ki her şey bitti mi? İkinci maç bitmeden her şey bitmez ama bitmiş kadar.
#Sayfa#

PASCAL NOUMA: Hayal kırıklığı (FOTOMAÇ)

Kiev karşısında, geçen sezon defansta başarılı maçlar çıkaran Sivok-Ferrari ikilisini, tekrar izleme fırsatı yakaladık. Hafta içi yaşanan olaydan sonra, muhtemelen morali çok bozuk olan İbrahim Toraman'ın yerine Ferrari'nin sahada olmasının, mecburi bir tercih olduğunu düşünüyorum.

Dinamo Kiev maç boyunca tehlikeli ataklar geliştirdi. Shevchenko veya Milevskyi defansın arkasına koşular yaparak gol bulabilecek mi diye düşünürken, üç golü kornerden gelen toplardan yedik ve final hayalini başka senelere bıraktık. Ernst'in yerine Erhan Güven'in oyuna girmesinin çok tuhafıma gittiğini söylemek zorundayım. Almeida ve Necip gibi genç ve takımı ateşleyebilecek oyuncuların, neden en başta sahada olmadığını anlamakta güçlük çektim. Takım kötüye gidiyor ve hedeflerden teker teker kopuyor. Bir an önce çok ciddi tedbirler alınmasının şart olduğunu düşünüyorum. İkinci maç için futbol her türlü sonuca açık ama gerçekci olmak gerekirse elimizde sadece kupa kaldı.
Kaynak : http://www.sabah.com.tr/Spor/2011/02/18/schuster_mahalle_futbolu_oynatiyor
Kayıt Tarihi : 18 Şubat 2011 Cuma 09:49
Tıklama Sayısı : 279

Schuster mahalle futbolu oynatıyor Yorumları (0)
Ad Soyad :
E-Posta :
Mesajınız :
Güvenlik Kodunu Giriniz :
IP Adresi : 38.107.179.210

 
İletişim : iletisim@futbolmerkezi.com
Anasayfa | Maç Merkezi | Futbol Kuralları | Haftalık TV Maç Yayın Akışları | Site Haritası | Üye Olmak İstiyorum | Hakkımızda | Sitenize Özel | Basında FM | İletişim
Sitemizde yayınlanan içerik, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. İletişim : iletisim@futbolmerkezi.com © 2003 - 2010 Futbol Merkezi