, Pazar 11:00
|
|
|
English
|
İletişim
|
ara
Anasayfa
Ligler
Türkiye Ligleri
Spor Toto Süper Lig
Play-Off Şampiyonluk Grubu
Play-Off UEFA Avrupa Ligi Grubu Final
Play-Off UEFA Avrupa Ligi Grubu
Bank Asya 1. Lig
Spor Toto TFF 2. Lig Kırmızı Grup
Spor Toto TFF 2. Lig Beyaz Grup
Spor Toto Türkiye 3.Ligi 1.Grup
Spor Toto Türkiye 3.Ligi 2.Grup
Spor Toto Türkiye 3.Ligi 3.Grup
TFF 2. Lig Yükselme Grubu
TFF 2. Lig 3. Grup
TFF 2. Lig 4. Grup
TFF 2. Lig 5. Grup
TFF 3.Lig Yükselme Grubu
Türkiye 3.Ligi 5.Grup
Türkiye 3.Ligi 6.Grup
Türkiye 3.Ligi 7.Grup
Türkiye 3.Ligi 8.Grup
Spor Toto Süper Lige Yükselme Maçları
Bank Asya 1. Lige Yükselme Maçları
TFF 2. Lige Yükselme Maçları
Türkiye A2 Ligi
Spor Toto Kupası
Kupalar
Türkiye Resmi Kupaları
Ziraat Türkiye Kupası
Türkiye Süper Kupası
Türkiye Cumhurbaşkanlık Kupası
Türkiye Başbakanlık Kupası
Avrupa Kupaları
Şampiyonlar Ligi
UEFA Avrupa Ligi
Avrupa Süper Kupası
Uluslararası Kupalar
Dünya Kupası
Dünya Kupası Elemeleri
Avrupa Şampiyonası
Avrupa Şampiyonası Elemeleri
FIFA Konfederasyon Kupası
Copa America
Afrika Uluslar Kupası
Türkiye Turnuvaları
Uçhisar Kupası
Sapanca Cup
Turgutluspor Bodrum Futbol Turnuvası
Turgutluspor Göreme Kupası Futbol Turnuvası
Çanakkale Zafer Cup
Kadriye Kupası
İzzet Baysal Cup
Davraz Cup Futbol Turnuvası
Kızılcahamam Kupası
Patalya Kupası
Hasan Doğan Kızılcıhamam Futbol Turnuvası
Avanos Cup Futbol Turnuvası
Anatolian Cup
Haliç Cup
Eğirdir Cup Futbol Turnuvası
Hasan Doğan Kapadokya Futbol Tunuvası
İzmir Kupası
Gerede Cup Futbol Turnuvası
Fethiye Kupası
Nevşehir Belediye Başkanlığı Cup
Abdullah Kaptan Kaymaklı Cup
İzmit Cup
Akdeniz Kupası
Antalya Kupası
Antalya Cup
Bilyoner Kupası
Kapadokya Kupası
Ürgüp Kupası
Akdeniz Kupası 1
Akdeniz Kupası 2
Cornerspor Cup
Efes Kupası
Kartepe Cup
Sporx.Com Kupası
Yozgat Futbol Turnuvası
Bolu Futbol Turnuvası
Mackolik.Com Kupası
Abant Kupası
Gökmen Yıldıran Futbol Turnuvası
Nevşehir Kupası
Kaya Side Kupası
Kaya Belek Kupası
Ege Cup
Metin Oktay Cup
Anadolu Cup
Sevgi Kupası
Dostluk Kupası
Barış Kupası
Zinnur Sarı Cup
Lara Cup
Basri Dirimlili Cup
Muratpaşa Cup
Gündüz Tekin Onay Kupası
Kardeşlik Kupası
Doğan Emültay Kupası
Aspendos Kupası
Manavgat Cup
Serik Cup
Toros Cup
Titanic Cup Futbol Turnuvası
Çolaklı Cup
Side Cup
Alanya Cup
Radyospor Cup
Papillon Cup Futbol Turnuvası
Olympos Cup Futbol Turnuvası
Belek Cup Futbol Turnuvası
Perge Cup Futbol Turnuvası
Kundu Cup Futbol Turnuvası
Altınordu Cup Futbol Turnuvası
Kervansaray Cup
Aksu Cup Futbol Turnuvası
Sirene Davraz Cup
TSYD Ankara Futbol Turnuvası
Denizli Belediyespor Pamukkale Cup Futbol Turnuvas
TSYD İzmir Futbol Turnuvası
Karacasu Cup
Koru Cup
Ladikya Cup
Tuttur.Com Cup
Spor Toto Dostluk Kupası
Ankara Kupası
Yüksek Hızlı Tren Turnuvası
Özel Maçlar
Özel Maçlar & Hazırlık Maçları
Özel Maç
Sorgulamalar
Maçlar
Takımlar
Oyuncular
Hakemler
Teknik Direktörler
Transferler
Stadyumlar
Kulüp Başkanları
Futbol Federasyonları
Genel İstatistikler
Maç Merkezi
Söyleşiler
Spor Yazarları
Metin Tükenmez
Futbol
Futbol Kuralları
Futbol Geyikleri
100'ler Kulübü
Halı Sahalar
Futbol Oyunları
Genel
Haber Merkezi
Haftalık TV Maç Yayın Akışları
Site Haritası
Üye Olmak İstiyorum
FM
Hakkımızda
Sitenize Özel
Basında FM
Site İstatistikleri
Günün Seçilenleri
Skor Tahmin Oyunu
Skor Tahmin Oyunu Kuralları
Skor Tahmin Oyunu Puan Sıralaması
RSS
Bugün Doğanlar
İletişim
Yazarlardan maç yorumları
- Haber
Paylaş :
Levent Tüzemen: Trabzon şanslıydı
Seyirci futbolun ruhudur. Seyirci olmadan maç izlemek sessiz film izlemeye benziyor. Hele hele 50 bin kişilik statlarda seyircisiz maç oynamak futbolcuların bile konsantrasyonuna zarar veriyor.
Futbol Federasyonu "seyircisiz oynama" cezasına yeni bir formül bulmalı. Örneğin bu ceza; tarafsız sahada konuk takımın seyircilerinin maça girmesine izin verilerek uygulanabilir. Suçu işleyen G.Saray taraftarıysa Trabzon taraftarının maçı izleyememe günahı olmamalı.
Futbolda çok pozisyona giren değil golü atan kazanıyor. Galatasaray'ın 80 dakika Trabzon'a karşı çok bariz bir üstünlüğü vardı. Topu ayağa isabetli oynayan, kanatlardan yüklenen, savunmaya çabuk dönüp çoğalan ve müthiş pozisyonlar bulan golü daha çok isteyen sürekli Galatasaray oldu.
Bu 80 dakikalık dilimde Galatasaray istek olarak sanki şampiyonluğa oynayan ekip görüntüsündeydi.
Trabzonspor ise dağınık ve savruktu. Colman-Selçuk ikilisi savunmaya daha yakın çakılı oynadıklarından ve risk almadıklarından dolayı Trabzon'u hücuma taşıyamadılar. Karadeniz takımı fizik olarak Galatasaray'a kafa tutamadı.
Trabzon'da aklını ayaklarına taşıyarak oynayan ve sürekli dikine giden Alanzinho orta alanda yeterince destek alamadı. Şenol hocanın top yapma ve çalım atma becerisi yüksek Alanzinho'lyu çıkarması bence hataydı. Jaja-Umut-Burak üçlüsü geriye dönmediklerinden dolayı orta alan üstünlüğünü Galatasaray rakibe hiç vermedi.
SEYİRCİSİOLSA KAZANIRDI
Galatasaray Arda, Sabri, Yekta, Kazım ve Pino ile girdiği gol pozisyonlarında kaleci Tolga'yı geçemedi. Pino'nun Burak'ın golünden önce Culio'ya ya da Arda'ya topu çıkarmayıp şut atması Trabzon'un şansıydı. Maç Galatasaray'ın üstünlüğünde giderken ve Trabzon beraberliğe "Razıyım" derken Kazım'ın 74'te oyundan atılması ve Pino'nun egoizmi kırılma noktası oldu.
Trabzon rakibin sayısal eksikliğini iyi kullandı ve maç boyu bilerek görerek yaptığı tek hücum girişiminde Burak'la liderliğini devam ettiren golü buldu. Burak top tekniği yüksek oyuncu değil ama çok koşuyor çok çalışıyor ve ön önemlisi oynadığı süre içinde hata yapsa da, gol kaçırsa da asla demoralize olmayıp oyundan kopmuyor.
Galatasaray bu maçı seyircisiyle birlikte oynasaydı kopuk kopuk görüntü veren Trabzon'u kesin yenerdi.
#Sayfa#
İskender Günen: Gerekli olan 3 puandı
Fenerbahçe'nin cumartesi günü Eskişehir'de üç puan almasından sonra Trabzonspor'un tekrar liderliği ele geçirmesi için mutlak kazanmak zorunda olduğu bir maçtı. Önce seyircisiz maçın tuzsuz yemeğe benzediği gerçeğini dile getirmek gerekiyor.
Boş tribünler önünde oyuncuların tam anlamıyla konsantre olabilmeleri son derece zor. Futbol Federasyonu'nun önümüzdeki sezon böyle durumlarda farklı bir yol izlemesi gerektiği düşüncesindeyim.
Maça gelince...
Trabzonspor'un iyi bir oyun ortaya koyduğunu söyleyebilmemiz çok zor. Bu takımı bugüne kadar getiren kazanma azmi, saha içi yardımlaşması ve takım olma bilincinden uzak bir görüntüdeydiler.
Kendileri için önemli olan böylesi bir maçta rakibi baskı altında tutmak için daha agresif olmaları gerekirken rakibe oyun oynama olanağı sağladılar. Trabzonspor'un bu maçtaki en önemli sorunu, orta sahanın göbeği Selçuk ve Colman maç süresince kendi savunmalarının aralarına girerek oynamaya çalışmalarıydı. Aldıkları topları ya yana ya da geriye oynama yanlışı içindeydiler. Her iki kenar savunma oyuncusu da hücum girişimlerinde bulunmadıkları için Trabzonspor önde çoğalmayı gerçekleştiremedi ve gol noktalarında çok etkisiz göründü. Umut'un oyunda varlığıyla yokluğunun belli olmaması, Burak'ın dağınık görüntüsü ve Jaja'nın istenen düzeyde olmaması bireysel becerilerle gol bulma şansını neredeyse yok etti.
TAKIMIN EN İYİSİ TOLGA'YDI
İkinci yarı Trabzonspor'da Umut sağ kenara çekildi, Jaja ise Umut'un görev bölgesinde yer aldı. Alanzinho da Jaja'ya destek veren oyuncu oldu. Ama bu değişiklik bile Trabzonspor'u harekete geçiremedi. Bu arada kaleci Tolga'dan söz etmek gerekiyor.
Burak'ın attığı 3 puanlık gol, Trabzonspor'un bu maçta gördüğümüz ve Jaja'nın öne çıktığı mükemmel pas organizasyonundan kaynaklandı.
Ligin sonu yaklaştıkça şampiyonluğa oynayan takımlar üzerinde de baskı ve stres üst düzeye çıkıyor. Bana göre, şampiyonluk ipini bu ortamdan çıkmasını bilen takım göğüsleyecek.
#Sayfa#
Ömer Üründül: Yine aynı senaryo
Dün geceki maç Trabzonspor için çok çok önemliydi. Ancak bordo-mavililer, kazanmak adına olumlu icraatlar yapamadı. Ama son dakikadaki deplasman golleri ile çok maç da takımına hayat veren Burak yine son dakikalarda sahneye çıktı ve hayati önem taşıyan üç puanı takımına getirdi.
Futbol kalitesi çok düşük bir ilk yarı izledik. Galatasaraylı futbolcular moral bozukluğuna, genel form düşüklüklerine rağmen doğal olarak prestij mücadelesi yaptılar. Ellerinden geldikçe hırslı ve disiplinli bir ilk yarı sergilediler. Ancak zihinsel ve fiziksel eksiklikleri son hareketlerini olumsuz etkiliyordu.
Trabzonspor ise düşük tempolu, tedirgin ve hücum gücü çok kısıtlı bir görüntüde idi. Alanzinho, Jaja ve Colman'ın defansif yetersizlikleri yüzünden bütün yük Selçuk'a biniyor, bu da oyun sahanın bütününe yayıldığında, hem savunma güvencesini, hem de hücum gücünü olumsuz etkiliyordu. İkinci yarı da aynı görüntüde başladı. Pozisyon çıkmıyordu, hatta gole yakın ataklar Galatasaray'dan geliyordu. Üstüne Galatasaray geride alan daraltmaya titizlik gösterdiğinden Burak arkaya sarkacak özelliğini sergileme fırsatı bulamıyordu.
KAZIM ÜMİT IŞIĞI OLDU
Fizik olarak hazır olmayan ancak prestij mücadelesine çıktıklarından, bütün gizli enerjilerini sahaya yansıtan sarı-kırmızılı futbolcular da, son 20 dakikada bir düşüş başladı. Bir de buna ilaveten Kazım yine alışılmış hareketlerinden birini yapıp, kırmızı kart görünce Trabzon'a ciddi bir ümit ışığı doğdu. Jaja-Burak işbirliği ile de çok kritik bir anda galibiyeti getiren golü buldular.
Bu gol yapılış ve hazırlanış olarak 90 dakikadaki en seyir zevki yüksek hareketti.
Güneş'in, Ceyhun'a bundan sonra daha fazla şans tanıması lazım. Çünkü Jaja, Colman ve Alanzinho veya Yattara'dan biri olduğunda takım zorlanıyor. Bir önerim de forvet Brozek'e forma vermesi yönünde. Zira Burak takımın çok önemli bir hücum silahı. Ama bedavadan kart görmeye bayılıyor. Golü attıktan, o formayı çıkarmadan da, keyifle anne diye bağırsa çok daha doğru olurdu onun için.
#Sayfa#
Rıdvan Dilmen: Atan-tutan kazandı
Trabzonspor'un kazanmak zorunda olduğu, Galatasaray'ın da prestij maçı...
Aslında 90 dakika boyunca bu psikolojiye uygun bir maç oldu.
Trabzonspor son derece kontrollü, hatta iki bekini oyuna sokmayacak kadar kontrollü... Galatasaray da "Bana ne Trabzonspor ve Fenerbahçe'nin şampiyonluğundan" düşüncesinde; kazanmak istiyor.
Belki mücadelede fazla pozisyon yok ama; Galatasaray'ın ilk yarıda Arda'yla kaçırdığı bir fırsat var. Yine Arda'nın ikinci yarıda Lucas Neill'in güzel ortasında bir kafası var. İyi de bir vuruş yaptı, ama üç maçtır görev alan ve çok kritik kurtarışlar yapan Tolga Zengin müthiş çıkardı.
Son 15 dakikaya kadar, Trabzonspor ilk yarıda Burak Yılmaz'la girdiği pozisyon dışında gol pozisyonu üretemedi. Kazım'ın atılması ve Galatasaray'ın 10 kişi kalmasından sonra, biraz daha önde oynamaya başladılar. Ama bu bölümde de beklerini oyuna fazla sokmadılar.
60'ta Şenol Güneş, Yattara'yı oyuna aldı.
Amacı, hazır olmayan Insua'ya karşı üstünlük sağlamaktı. Bir kişi fazla oynayan Trabzonspor, duran toplarda Selçuk İnan'ın ortalarıyla gol aramaya başladı.
BURAK YOKTAN VAR EDİYOR
Maç boyunca Galatasaray'ın iki stoperi çok iyi futbol oynadılar. Gökhan da, Servet de çok iyiydi. Orta sahada erken bir değişiklik gördük. Sakatlanan Yekta'nın yerine Mustafa Sarp girdi. Üçlü orta sahanın ikisi Ayhan ve Mustafa'nın iyi oyununa Culio katılamadı. Trabzonspor'un risk aldığı bölümlerde Galatasaray, savunmayı ikiye bir yakaladı. Ancak Pino'nun vuruşunda yine Tolga başarılıydı.
İşte bu gol kaçtıktan sonra sezon başından beri yoku var eden Burak Yılmaz, sahneye çıktı ve Trabzonspor'un liderliğini korudu. Şampiyonluk yarışında golün 80'den sonra olması Trabzon için avantaj oldu. İyi oynamamasına rağmen arzusuyla istediğini aldı.
Tabii bunda "Hem atanın hem de tutanın iyi olması" çok büyük bir avantajdı.
Maçın özeti; "Tolga tuttu, Burak attı" cümlesiydi aslında. Hem Tolga Zengin hem de Burak Yılmaz mükemmel bir performans gösterdiler.
#Sayfa#
Ahmet Çakar: Melekler, Trabzon diyor
Trabzonspor için bu galibiyet hayati derecede önem taşıyacak. Seyircisiz de olsa moralsiz de olsa, sonuçta Galatasaray'ın Galatasaray olduğunu düşündüğümüzde bordomavili ekibin şampiyonluğa gümbür gümbür gittiğini söyleyebiliriz. Ama bu doludizgin gidişte kim ne derse desin özellikle şansın ve bazı oyuncuların çok öne çıktığını düşünüyorum.
Mesela kaleci Tolga. Aylardır oynamıyordu. Ama dün gece maçı kurtaran isim oldu. Arda'nın gollük kafa vuruşlarında öyle refleksler sergiledi ki, anlatmakla olamaz.
Ve gelelim parlayan Burak Yılmaz'a...
Trabzonspor'a geldi, önce oynamaya başladı, sonra kurtarıcı oldu, sonra milli oldu ve şimdi de attığı gollerle bordomavili takımı şampiyonluğa taşıyor.
Dün geceye baktığımızda aslında Trabzonspor iyi oynamadı.
Stres veya puan kaybederim korkusu takımı kilitlemiş, yüksek kaliteli birkaç oyuncusu bile iki pas yapamaz hale gelmişti. Galatasaray'a baktığımızda daha derli toplu oynadılar.
Karşılaşmanın daha başında Yekta ile pozisyonu da buldular, olmadı.
Arda Turan'ın kafaları da geldi, bunlar da olmadı. Pino vurdu, yine olmadı.
Ama JaJa-Burak ortaklığı Trabzonspor'a maçı getiriverdi.
KAZIM'IN KARTI YANLIŞ
Sadri Şener'in haftalar öncesi bir lafı vardı: "Futbolun ilahi güçleri adeta bizi şampiyonluğa taşıyor" demişti Şener. Galiba haklı. Son dakika ve dakikalarda attığı gollerle Trabzonspor şampiyonluğa gidiyor. Ya da pozisyonları rakipleri buluyor, kalecileri inanılmaz oynuyor ve Trabzonspor kazanmaya devam ediyor. Hala iki puan öndeler ve rakiplerini tek tek yenmeye devam ediyorlar.
Galatasaray için söylenecek fazla bir şey yok.
İyi konsantre olup, Trabzonspor'a göre daha iyi oynamalarına rağmen yine kaybettiler.
Gelelim hakem Bünyamin Gezer'e...
Colin Kazım'a gösterdiği kırmızı kart kesinlikle yanlış. Lucas Neill'in, Colman'ın yaptığı hareketlerde sarı kart gösterdi. Kazım'a niye kırmızı kart gösterdi anlayabilmek mümkün değil. Kazım hamlesini yaptı, topa dokunamadı; Serkan'ın ayağına abartılı olmaksızın bastı ve yanlış bir kararla oyundan atıldı.
#Sayfa#
İsmet Tongo: Söylenecek laf kalmadı
MAÇTAN ÖNCE: Gün Galatasaray-Trabzonspor maçı ile şenlenecek. Ama Galatasaray'da kimse konuşmuyordu.
Herkes koltuk peşindeydi. Vah Avrupalı vah! Trabzonspor'da başkan Sadri Şener, esprileri ile ortalığı yumuşatmak istiyor...
Taraftarlar Trabzonspor'u İstanbul'da krallar gibi karşılarken, Senol Güneş "Fırsattan faydalanmalıyız" diyordu.
Maçtan bir gün evvelinin en güzel açıklaması ise Fenerbahçe AsbaşkanıAli Koç'tan gelmişti: "İnancım yüzde 50.1"
MAÇ GÜNÜ: Stadın hali eski 'Mili Eğitim Nazır'ının sözlerine uygun: "Okullar olmasa Milli Eğitimi ne güzel idare ederim." Türk Telekom Arena bomboş. Sessiz maçı seyreden bakanımız Faruk Özak'la, Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener herhalde iç çekip "Şu taraftarlar olmasa maçları küfürsüz kavgasız ne güzel idare ederiz" demişlerdir.
İLK DEVRE: Hakemin düdüğü çaldıktan iki dakika sonra Yekta nefis bir şut attı, gollük topu kaleci Tolga tutarken, Galatasaraylı futbolcu da sakatlanıp oyunu terk etti.
Unutulan gerçek
Bülent Ünder, eldeki sağlamlar içinden en uygun kadro ile sahaya çıkmış. Üstelik geçen yönetimin dışladığı genç santrfor Cem Sultan yedek kulübesinde görev bekliyordu.
İlk yarıdaki top oynama üstünlüğü zaman olarak Galatasaray'da idi ama ciddi bir gol pozisyonu da asla ortalıkta yoktu. "Al gülüm ver gülüm" futbolu, beraberliğin ilk habercisi idi.
Buda ne Galatasaray'a ne de Trabzon'a yarardı.
İKİNCİ DEVRE: İkinci yarıda Trabzonspor galibiyet golünü atmak için rizikolu oyuna başladı.
Kazım'ın atılması bordo-mavili takım için avantajdı. Nitekim Burak verdiği pası deparla geri alıp golü atınca, Karadenizliler için sevinç kutlaması televizyon karşısında oldu: 0-1 Galatasaray bu maçta Trabzon'dan iyi göründü ancak bu, galibiyet için yetersizdi.
Trabzonspor ise son 20 dakikadaki oyunu ile liderliğini geri aldı.
SONUÇ: Trabzon'da bayram, Fenerbahçe'de ise hayal kırıklığı vardı. Sonuca Galatasaraylılar sevindi ama unutulan şey, Cimbom 'un puan cetvelinde düşme hattı ile arasında tek takım kaldığıydı.
#Sayfa#
Bülent Tulun: Çantanızı alıp gidin
Seyircisiz maçların tüm keyifsizliği bu derbide de geçerliydi. "12. adam" teriminin ne denli doğru olduğunu bir kez daha görmüş olduk.
Bir sene içerisinde üçüncü teknik direktörü ile sahaya çıkan Galatasaray, suçu teknik direktörde aramamamız gerektiği gerçeğini dün gece de gözler önüne serdi.
Orta sahadaki paslaşmalar ve bu paslaşmaların sonucunda "topu kazanan" tarafın şut şansı bulduğu bir ilk yarı izledik. Arda'nın birkaç şutu vardı, onlar da adeta kaleciye antreman yaptırıyor görüntüsündeydi.
Trabzonsporlu oyuncuların, beş Galatasaraylı arasından gol atabilme şansını bu kadar rahat buluyor olmaları ise başlı başına bir koordinasyonsuzluk sorunu.
Galatasaray'ın ivedilikle futbolcular arasındaki bu sorunu çözmesi lazım.
Kazım'ın sorumsuzluğu
Kazım'ın böylesine önemli bir maçta, Galatasaray düşme hattına ilerlerken, bu şekilde sorumsuzca bir hareketle gereksiz yere kırmızı kart görmesi affedilir bir hata değil.
Ama potansiyel kırmızı kart adayı olan bu oyuncunun hiçbir rakibe ve hakemlere de sempatik gelmediği bir gerçek. Sahipsiz Galatasaray'da meydan boş olunca bu tip oyuncuların at oynatabilmeleri de çok doğal.
İki tarafın da doğru dürüst bir gol pozisyonu bulamadığı maçta, gerginlik içindeki son düzlükte cengaver oyuncu Burak'ın yoktan var ettiği gol belki de Trabzonspor'a şampiyonluğu getirecek.
Amaçsız, sırf aktivite olsun diye yapılan beyhude transferlerin ve maliyetlerinin beş sene içinde Galatasaray camiasına yüklediği külfet ortada. Sebep olanlar hâlâ ne kadar iyi işler yaptıklarını anlatmaya çalışıp günah çıkartmaktalar. Lütfen perde arkasından filmler üreterek direnmek yerine artık çantanızı alıp gidiniz! Yolunuz açık olsun...
#Sayfa#
Necmi Perekli: İstediğini aldı
Maçın eleştirisine girmeden önce şunu peşinen belirtmek gerekir ki her iki takımın da ortaya koyduğu futbol kimseyi tatmin edecek cinsten değildi. Konuya gerçekçi açıdan baktığımızda elbette bu maçın her iki takım içinde gerçek hedefi üç puandı. Burada istediğini alabilen taraf, bordo-mavili ekip oldu. Gelelim sahadaki mücadele eden yirmi iki oyuncunun fotoğrafına... Bu kadar adam içerisinde kaleci Tolga'yı cımbızla alın sonra da biraz (o da gol atıp takımı ileri taşıdığı için) Burak diyelim... O kadar! Galatasaray'a gelince; bu takımın ruhu da bedeni de gitmiş. Herkes kendi havasında. Ne hocalar, ne yöneticiler yediler bitirdiler, şimdi de sıra kendi kendilerini yemeye geldi. Ha gayret onu da bir mağlubiyet daha alsınlar başaracaklar. Neyse tekrar Trabzonspor'a gelelim.
İlk yarıda futbol yoktu
Öyle bir ilk yarı seyrettik ki futbol adına söylenecek, yazılacak tek satır mümkün olmamıştır. İstihbarat şefimiz Yılmaz kardeşimizin bu maç yazısı münasebeti ile 1700 karakterlik vuruşunu doldurana aşk olsun. Şunu önemle hatırlatmak isterim ki bu takımın bu maçta da tek golle üç puanı kurtarıp yerinde durması "Çekirge bir sıçrar iki sıçrar" misaline geldi... Trabzonspor'un acilen son iki haftadaki oyununu düzeltip ilk yarıdaki performansı yakalaması gerekir yoksa tökezledi tökezliyecek. O halde Trabzon'a devam diyelim. Kanımca gelecek hafta Bursaspor engelini aşan bordo-mavili ekip çok büyük hata yapmazsa bu işi kıvırdı demektir. Ama biz yine de bu mücadeleden kopmadan yarışı sürdüren Trabzonspor ve Fenerbahçe'yi Türk futbolu adına kutlama isteriz. Netice itibarı ile bu iki testiden birisi kırılacak fakat temennimiz, bordo-mavili testinin su yolundan sağlam dönmesidir.
Kaynak : http://www.sabah.com.tr/Spor/2011/04/11/yazarlardan-mac-yorumlari
Kayıt Tarihi : 11 Nisan 2011 Pazartesi 03:45
Tıklama Sayısı : 279
Yazarlardan maç yorumları Yorumları (0)
Ad Soyad
:
Adım Soyadım görünsün
E-Posta
:
E-Posta adresim görünsün
Mesajınız
:
Güvenlik Kodunu Giriniz
:
IP Adresi : 38.107.179.209
İletişim : iletisim@futbolmerkezi.com
Anasayfa
|
Maç Merkezi
|
Futbol Kuralları
|
Haftalık TV Maç Yayın Akışları
|
Site Haritası
|
Üye Olmak İstiyorum
|
Hakkımızda
|
Sitenize Özel
|
Basında FM
|
İletişim
Sitemizde yayınlanan içerik, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
İletişim : iletisim@futbolmerkezi.com
© 2003 - 2010 Futbol Merkezi